22 Mayıs 2009 Cuma

Anmasak yol da kalıcakmış...




Yol kenraındaki bir akasya durdum arabayla baya bir izledim hiç arı göremedim.Arılar için biraz dahamı açmalı yoksa arılar bahçe çiçeklerinemi gidiyor ne anlamadım bununda.



Bizim evin karşı yamacında derekenarın daki akasya ağaçları.Bir hafta ancak oldu açalı.


Hemen evin önündeki akasya ağacı balkondan takip ediyorum ama hiç arı göremiyorum acaba yeni açtığındanmı ne anlamadım gitti.
Kütükkovan oldu metrobüs içini petekli çıtalarla doldurdum ve beslemeye devam ettim.Bir ara ana arıyı da görmek nasip oldu.İki çerçeve yavru ve altı çerçeveyi sarıyordu mevcut.Görenler şaşırıyor bizim metrobusü.



Metrobusun ilk başlardaki hali.


Eski bir kovanı kütükkovana göre kestim ve ekledim.Tabi bu fikir Rizeli arıcı Salih abinin fikriydi nede olsa Rizeli düşüncesi çok hoşuma gitti.Ama ben kovanı ayırmaya fırsat bulamadım.






Bloğların birinde görmüştüm çıkan oğul yükseğe konmasın diye su tutuyorlardı.Bende bu görevi anneme verdim.Biz geçkaldık heraldeki yine çıktık armut ağacına.Yinede fazla yükseğe konmadı.
Sabah dış kapı açıktı bende civcivlerle ilgileniyordum.Birden bir ses kulağıma geldi dedim ne oluyoruz dolumu yağmurmu bir bakayım etraf arı dolu.



Tabi acemi olunca telefon desteği almak gerek bu oğulu başka bir kütükkovana koyucaktımki telefondaki ses yok koyma normal kovana al ilerde ana arılarını bundan çoğaltırsın.Bizde arı bakanının dediklerini dinledik normal kovana oğulumuzu aktardık.Geçen akşam soruyordu arı bakanı ne oldu Emrah oğul felan yokmu millet oğul topluyor diye bende abi şuanda öyle bir yaramazlık yok dedim.Anmasak yolda kalıcakmış kütükkovan ilk oğulu verdi hadi gözümüz aydın.Benim gördüğüm ilk oğulmu bilmiyorum geçen senede saat 9 ile 10,00 arası çıkmıştı tam bizim evde olduğumuz saat.


Yeni arıcı arkadaşım Necati,kendisi bir kaç defa daha oğul almış serbet verdiyo hemen girsin kovan,ben diyorum hızlıca silkele yok diyo şerbet ver arılar kaldı iki arada inat adam illa dediğini yapıcak.İşin şakası bir yana bana her zaman yardımların dolayı çok teşkkür ediyorum kendisine.Allah herkese böyle bir arkadaş nasip etsin.En sonun da oğulu silkeleyerek yerine yerleştirdik.



Hey mubarek sanki kiraz salkımı gibi oğul almak baya zevkli ve heyacanlı oluyormuş bee.Dün öyle üsten bir bakmıştım kütüğe ek den hiç çıta çekmemiştim arıda hep örtü bezine yumak olmuştu halnuki içerde boş ham petekler vardı.Oğul vermez diyorduk ama yine oğula kaçtı.

Ara,dan bir saat geçti dedim ana arıyı bir göreyim nerde görmek mümkün değil arı salkım içinde içerdeki fazla mumları aldım ve kapadım.Beş çerçeveye yakın arısı var metrobusden birde kapalı yavrulu çerçeve aldım.Çerçevelerin hepsine baktım ekde hiç günlük yumurta göremedim ana memeside umarım kütüğün içinde vardır.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

ARILAR ÇOŞTU....!





Kaç gündür hava yağışlı gidiyordu bu gün öğle den sonra güneş biraz yüzünü gösterir gibi oldu.Arılarda fırsattan istifade kendilerini dışarı attılar.Benim şansımdanmı ne bu sene havaların fazla yağışlı gitmesinden arılar fazla bir gelişme gösteremedi.Bu da 12 ay boyunca 1 ay iple çeken arıcıların moralini bozuyor benim gibi husran.

21 Nisan 2009 Salı

Arkadaşlarada Bu Hastalığı Bulaştırdık.




Arı hastalığı Necati ve Alaattin kardeşimize,de bulaştı en sonunda şimdi hazır balı yiyorlar.Bizim köyden 20 km yukarıdaki bir amcamızdan arı almaya gittik.





Yeni aldığımız arının arılı yavrulu bir çerçevesi.







Buda yeni aldığımız arının ana arısı.





Bahçedeki yerini aldı yeni kovanımız sabah sabah bakalım ne alemde dedik indik yanına hava yeni ısınmaya başladı.Kovanın yerini belirleme uçuşuna başladılar.

Necati arkadaşmız, balcı Mustafa amca ile arılıkta.Arıları yeni kovanlara aktardılar artık havanın sogumasını ve arıların içeri girmesini bekliyoruz.



Musatafa amcanın evinin yanındaki bir arılığı bunun gibi daha iki tane arılığı var.





Kimi çerçeveleri çıkarmış arılara temizletiyormuş.Oğul çıkıyormu diyorum ben pek arıların aynında olmuyorum çıkanda kıbleye doğru gidiyor.Bir defasın,da evdekiler teneke çalarak giden oğul evin üstündeki kovana almıştı nerdeyse kovan dolmuştu.





Mustafa amca 86 yaşında kaç yıldır arıcılıkla uğraşıyorsun diyoruz 80 yıl olmuş demekki 6 yaşında başlamış.Babasınında arıları varmış babadan arıcı.İkisinin de kuağı az işidiyor kafam ağrıdı valla bir birine bağrarak ancak anlaşıyolar biz varmıyız yokmuyuz evde belli değil.Bir soru oldumu ben Necatiye soruyorum oda Mustafa amcaya ancak iletişim kurabiliyoruz.Mustafa amca balın tadına baktırıyorki bi daha gelsinler arı almaya diye.Yiyin yiyin diyo.




Kafa kafaya verdiler arıdan başladılar avdan devam ettiler.Musatafa amca eski avcılardan altı, yedi sene önce beraber ava gitmiştik bir çok kez ozaman soruyordu bana zaar ( av köpeği) sesi varmı geliyomu kulak az işidiyordu ama avdanda geri kalmıyodu.Mustafa amcanın evine daha önce gelmiştik ozaman arı ile alakamız yoktu varsa yoksa av köpeği peşindeydik. Şimdi hanımım vefaat etmiş oğlu yanında oda diyor gidicem İstanbula çoluk çocuk orada arılara daha bakamıyoruz.Babam bana da güvenmiyor iyi bakamıcağımı sanıyo illa kendisi yapıcak.Daha önce Erzincana ve yaylaya gitmişler hiç memnun değiller.







Arıları beklerken Musatfa amca ve kasketli oğlu Süleymen abi bizi evlerine davet etti.Çay ve bal ikram ettiler.Ben bir çatal aldım gerisini Abidin abi götürdü kendisi eski otobüs kaptanı bir ara Rusya da çalışmıştı.Şimdi emekli oldu.




Bu ilk arılığı oradaki arıyı bizim götürdüğümüz kovana aktarıyolar.Musatafa amcaya soruyorum devamlı evde oda bıkmadan usanmadan anlatıyor.İlk varro çıktığında diyo ben ziraat koştum hemen bana ilaç verdiler geldim kütüklere yaptım ozaman kütük kovan çoktu sabah bir baktım avuç avuç böcek sonra başka köylerede ilaç yapmaya gittim.Ben duman yaparken millet bana gülüyodu o sene herkesin arısı öldü tek benimki ölmedi.Hele diyo komşu köyde birinin kütüklerine yaptım adamın arısı ölmeyince adam bana dolu dolu üç teneke bal vermişti.




Arıları gayet uysal ve sakin arıyı açmadan diyor bir duman vericeksin.Şimdi siyah arı,sarı arı modası çıktı arı aldığımızı duyan soruyo siyahmı arı,yoksa sarımı.



Alaattin,abimiz Güney Doğu gazimiz benim gibi tavukları vardı şimdi arısıda oldu.Arıyı getirdiğimiz sabah soruyo telefonda Emrah bu arıların kanadın da bir şey var abi dedim sakın ayağında olmasın gülüştük biraz.





Necati arkadaşımız Mustafa amcadan arının inceliklerini öğreniyor.Arıyı diyo üşütmüceksin iğne ucu kadar bir delik olsa olmaz.Bal sağma sezonu bittimi arıyı ikiye bölüceksin diyorum bölmesen yok diyo olmaz.Ozaman arı kendi kendini kırıyor kışa gireceğinden nufusunu azaltıyor.Bu zamana kadar iki kez kek üç çuval şeker yedirdim arıya diyor.




En son vedalaşırken nasihatı da vermeyi unutmuyor.Beni dinlen diyor evdeki hanımınıza çok kötüde olsa iyi bakın o olmadan olmuyor.Her şeyin değerini kaybedince anlıyoruz biz.Musatafa amca şimdi yanlız arıdanda vaz geçemiyor ama artık bakmada bakamıyor.Hiç diyrum dışarıdan ana arı veya arı aldınmı yok diyo ben babadan arıcıyım.

17 Nisan 2009 Cuma

HAVA AZ ISINDI KIZLAR KIMILDADI


Kuzune,de invet şerbet yaptık arılara vermeye hazır.Hava düzelirse şerbetlemeye devam.











Arıları izlerken nerden geldiyse geldi elime kondu beni çek diyor sanki bana bu arada polenle gelip yere düşen arılarda oluyordu yorgunluktan heralde.




Havalar bir tür
lü düzelmedi gitti bütün arıcılar memnun değil bu durumdan sordugum kadar.Bende o kadar beslememe rağmen fazla bir ilerleme göremiyorum.Bu gün güneş biraz yüzünü gösterdiyse,de hava yinede soğuktu arılarda alıştıki havaların yağmurlu ve soğuk geçmesine az cık güneşi kaçırmayalım dediler.Güzel polen taşıdılar ilkindi vaktine kadar.

14 Nisan 2009 Salı

Bu gün hava çok güzeldi arılara bakma fırsatım oldu



Polen gelişi ve arıların çalışması çok güzeldi izlemek bir harika oluyor güzel havalarda arıları.

Yükünü almış gidiyo kütüğe doğru resimdeki polenli arı.



Bu kovan en zayıf arılarımdan biri üç çıta ikisi yavrulu biri ballı.Bir ham petek verdim sonrada her gün şurupladım neredeyse bir hafta boyunca gücü olmadığından şişiremediler demekki peteği.Bende ham peteği alıp şişmiş bir boş petek verdim en dış çerçevenin içine.



Kapalı yavrulu arılı bir çerçeve .



Ben kovanların üstüne örtü tahtası ve üsten şurupluk kullanıyorum.Nedense bu arıda şurupluğunaltına petek örüyor şişmemiş ham petek varken kovanda bunu anlayamadım.şimdi içten şurupluk ve çuval kullanıyorum örtü için.



Buda diğer arım beş çıta üç çıtası kapalı yavrulu,bir çıtası yeni verdiğim ham peteği şişirmişler ve ana yavruyu basmış her yerine bende onu en baştan ikinci çıta yaptım.yerine bir ham petek daha verdim.Şimdi dört çıta yavrulu bir çıta ballı biride ham petek.





Üç çıta olan arılı kovanımdaki ana arının görünüşü geziniyordu.Yumurta atmaya yermi arıyo ne en dış peteğin önüne bir şişmiş boş petek vermiştim bakalım yumurta atıcakmı.





Kütüğün açtıkğımızdaki vaziyet bu serbet koyduğumuz kabı aldık.Hey maşallah ne güzel gözüküyor inci gibiler.





Biraz duman verince arılar iç taraf doğru ilerlemeye başladılar.




Şerbet verdiğimiz kabı aldık şerbet kabının geldiği yere mumu örememişlerkaptan dolayı.

Geldiğinden beri iki kez daha şerbet verdi iyice sona geldiler artık şerbet işi tamam.Şimdi burdan arkaya ayrı bir kap yapsak her ney se arılar petek örmeye devam etse ve sonrada balla dolsa bizde kabı alsak olmazmı.




Tarife göre teli çıkartık camı taktık bir gün dışarda beklettikki silikon kokusu arıları rahatsız etmesin.






Sonra araya naylon koyup şarzlı matkapla vidaları sıkıştırdık hepsi bu kadar.







Cam,dan içeri deki durumu takip edebiliriz.Makinanın filaşını açmıştım biraz daha parlak çıkmış bi,daha,ki sefere daha iyi görüntü alırız.


Sonhali istersen geç karşısına izle arılar çalışmaya devam ediyolar.Yerden biraz daha yükseğe kaldırıcam bunu bir ara biraz alçak kalıyor bana eğilip bakmak zor oluyor kapak kapalıyken.Üstüne paspas örtüyorum camdan içeri ışık vurmasın denildi yoksa arılar oradan dışarı çıkmaya çaışıyolarmış.Çok zevkli oldu benim için birde bu kütüğün iki üç benden büyüğünü ben yaptırmıştım şimdi düşünüyorum da acaba onuda bunun yanına arılı olarak koydumu nasıl olur.Süper olur bence.