25 Kasım 2009 Çarşamba

Güneşli iki gün.


Fizanlarım.






Cücekoşinlerin bakımlarınıda yaptık havanın güzel gitmesin sonucu.


Brahmalarım su molasında.




Arılarla tavukları aynı ortamda izlemek farklı oluyor.İnsan hangisine bakıcağına şaşırıyor.Güneşli havalarda bütün canlılar başka güzel oluyor.









Havanın iki gündür güzel gitmesi arıları izleme fırsatı bulduk kovanlar bahar günü gibiydi.





21 Kasım 2009 Cumartesi

Bir oglum oldu


20-11-2009 Cumartesi akşam üzeri bir oğlum oldu bu sevincimi doslarımla paylaşmak istedim.Allahım bu güzelliği yaşamayanlarada yaşatsın.

8 Kasım 2009 Pazar

08-11-2009 HAFTA SONU YAŞADIKLARIMIZ







Kayasis tepelerinde kar gözüküyor.




Gürgen ağaçları yapraklarını dökmüşler dağlara güz gelmiş artık.
Mustafa abi ormanlardaki ağaç motor sesini dinliyor kendisi aynı zamanda geçici ormancı olarak görev yapıyor.




Dağda hamsi ızgara çok nefis oluyor Cumartesi günü bir dağ havası aldık.





Köy bakkalında ne ararsan var.Baş ağrısı için ilaç dahil.















Bölme tahtasını kaldırdım altı varrova ölüsü doluydu.Fazla çıtaları alıp beş çıtaya düşürdüm.Arılarda yavru yok denecek kadar azalmış.



Yedi çıtalı bir kovandan bir çıta bal durumu çok iyi koyu şerbet verdiğim zaman dışardan bal gelmesinin sayesinde bu kadar iyi bal kemerleri oluşturdular. Günlük alıp başka bir kovana verdim.


En güçlü arılarımdan ikisi bu arı 10 çıtayı basıyor kat bile atardım bunlara eğer içlerinden kapalı yavrulu çıta alıp diğer arılarıma takviye yapmasaydım.Ustanın dediğine göre bu karniyol f2 meşhur kütüğümüzün ilk oğulu üsteki de bu f2 den böldüğüm arı.










Anası yaşlı olursa böyle olur bu zamanda ya ana arı değişmeye kalkar yada değişir.Ana arıyı göremedim günlükde yoktu.Bir çıta günlük yumurta verdik mecburen.Bakalım sonuç ne olacak.









Garip kaldı yavrucak,yumurta alıp makinada çıkartığım üç sülünden üçüde firar etmişti,kümesi bomboş gördüğüm zaman çok üzülmüştüm. Ellerimde büyümüştü ne kadar yabani bir hayvan olsalarda insana alıştımı ellerinizden yem yiyorlar.Şimdi köy içlerinde bir çift geziyorlar kimileri yakalamaya çalışıyor ama çok zor.












Bir damat bulduk nihayet Samsun,Gelemen Sülün yetiştirme çifliğinden aldık bir tane artık bunları üretiriz hayırlısıyla.Şehir den gelmesine rağmen çok yabani kerata.Her şeye rağmen çok güzel hayvanlar.

3 Kasım 2009 Salı

Format atma çokda zor olmasa gerek.

Ohbe sonunda format atmasınıda öğrendik,her ne olduysa bir sorundan dolayı bilgisayarımda bloguma ve diğer bloglara giriş yapamıyordum yazılanlarıda okusamda ne yorum gönderebiliyordum nede gelen yorumları yayınlaya biliyordum.Format attırsak bilgisayar,cıya yirmi kat, vericektik dedik kendimiz boş boş durucağına bunu öğrensek fena olmaz.İki gün ders çalıştım netten yetti ayrıca telefona kayıt ettim format atmasını ne olur olmaz diye.Açıkcası yirmi katımız cebimizde kaldı ayrıca yeni bir şeyler öğrenme mutluluğuna eriştik.

Bu arada havalar iyice soğudu kar tepemize kadar indi arıların yiyeceği var.Biraz daha sıkıştırma yapmak gerekli havalar düzelirse onuda hemen hallediceğiz.

25 Eylül 2009 Cuma

UZUN BİR ARADAN SONRA MERHABA

Uzun bir süredir bilgisayardan kaynaklanan sorundan dolayı blogger sayfamın kumanda paneline ulaşamıyorum...
Bu nedenle dostlarla paylaşım yapamadım...
Bu gönderiyide Hasan hocam sayesinde gerçekleştirmiş bulunuyorum...
Arılarımda bugünlerde neşeli bir çalışma görülüyor..
Bahar günleri gibi polen taşıyorlar...
Yavru durumu çok güzel...

Sanki polen taşımak için yarışıyorlar..

On çıta arılı bir kovan...

Arıların çalışmasına ait video görüntüsü...


Civcivler büyümeye devam ediyorlar..








31 Temmuz 2009 Cuma

Sezon Finali...!


Arıların bekcisi kulede nöbette yerini almış.



Kışlık ihtiyaç ılhamur çiçekleri toplamış kuruması bekleniyor.Arılar nektarından insanlar çayı ve balından faydalanıyor.




Nerdeyse yirmi gündür arıların üstünden sis duman yağmur eksilmedi.Ara ara güneş çıksada arılar hazır balı götürdüler.Bizde fırsattan istifade kalan balları alalım dedik.Yoksa onlarda gidicekti.Daha önce baktıgımızda çerçeveler çok ağırdı şimdi ise bir kovanda beş çerçeve kupkuru olmuş.

Ve maraton başladı alınan ballar arabaya nakledilmeye başlandı arıların arabaya girmesi zor.


Mustafa abi ilk çıtaları babama teslim etti ikinci sefere geliyor kovan sayısı az olunca kolay çok olsa baya yorucu olucak.










Polenle buluke olmuş çıtalar bu kovanımız ana arısız kaldı.Bu kovana şimilik bir ana arı verdik ilerde değiştirmek şartıyla.


Halkalar tam dolmadı tabiki bu benim hatamdan kaynaklandı bence ana arıyı ayırmıştım bu kovandan ana arı ızgarası koymamıştık ballığa yumurta atınca ayırmak zorunda kaldık.Anasız kalınca petek ötmeyi bıraktı arılar bu şekilde kaldı bizim kasnaklar.





Benim petekler Mustafa abi ve oğulları tarafında süzüldü bende sırlarını aldım işlem tamam.Akşam bir fırtına ile dağdaki arılarımız eve geldi.Yollar sele gitmişti elektirikler kesildi.


Arılarımın yeni yeri girişleri daralttım iyice yağmaya karşı.İki kovan baktım bu gün ortalık karıştı hemen kapadım en çok yağma beni korkutuyor.Baştan ikinci kovanım küçük çerçeveli içinde bu senenin oğulu var kapak tam kapanmıyormuş baktım arılar kapagın kenardan giriyor bir çıtayı götürmüşlerdi yağmacılar.Üstüne çuval koyarak tekrar kapadım şimdi giremiyorlar umaraım kurtarırız.






Kütüğün ilk oğulu ve ana arısı 20 çıtaya yakındı ikiye böldük dağdan getirmeden.




Böldüğümüz kovandan ana memeleri dikilin bir çıta.Yiyeceği hiç kalmamış nerdeyse bu akşam serbet vericem tekrar.Kısacası böyle bir sezonda geçti şimdilik kendi yiyecek kadar balımızı aldık kendi mahsulumuz güzel oluyor yorgunluk çıkıyor.Arıları bir düzene koydumu ancak rahatlarım yinede kışa hazırlanmalı artık.